|
Burası benim kişisel sayfam
Hayat kolay mıydı, hatırlayamıyorum. Ama her saniyesi ayrı bir haz taşıyordu.
Başlangıçta kolay gibi görünüyordu. Halbuki, hem zorlukları hm kolaylıkları vardı yürünen o yolun. Bir kere başlamıştım artık; annemin karnından dışarı atmıştım kendimi. Sıcak ve nemliydi. Kendime daha kuru ve biraz daha serin bir yer arama vakti gelmişti. Biraz zorluğa katlanıp gerekeni yapmalıydım: Yaşamak!
Durmamıştım, yarım metrelik boyum durmadan uzuyordu. Yıllar birbirlerini kovalamaya başladılar. Uçurtma uçurdum, basketbol, futbol oynadım, yeni arkadaşlar edindim, kazandım, kaybettim, okula gittim, gerçek tatilin ne demek olduğunu öğrendim, sevmeyi ve sevilmeyi öğrendim, zorları yaşadım, bunalımı öğrendim, düze çıktım, monoton yaşamanın keyfini tattım-her ne kadar kulağa hoş gelmese de.
|
|
|
|
|
Yukarıdaki içecekleri görüyor musunuz?
Severim böyle renkli ve egzotik şeyleri. Hayat gösterdi ki, insan renkli olmalı. Başkaları ne düşünüyor diye siyah-beyaz'a bürünmemeli. Sonunda herkesin gerçekten hep yanında olan tek kişi kendisi. Onun için onu tanımalı, sevmeli, keşfetmeli, şımartmalı, değerini bilmeli, ona olan sevgisini her koşulda yaşatabilmeli.
Kendinizi yaşattığınız sürece başkalarına gereken önemi, saygıyı, ilgiyi ve sevgiyi gösterebilirsiniz.
Yo, hayır, yanlış anlamayın sakın. Söylemek istediğim şu: İnsanlar sizin yansımanızdır. Kendinizi ne şekle sokarsanız, onlar da size öyle görüneceklerdir. Onlar birer aynadırlar çünkü. Mutlu ve neşeli olan bir kişinin etrafındakiler hiçbir zaman bunların aksi olamazlar. İnanmazsanız izleyin görün!
|
|